YAZI

Marka Kimliği Sadece Bir Logodan İbaret Değildir.

Bir marka denildiğinde çoğu kişinin aklına önce logo gelir. Oysa logo, markanın yalnızca görünen parçalarından biridir. Bir markanın kimliği; logosundan renklerine, yazı karakterinden fotoğraf diline, sosyal medya paylaşımlarından web sitesine kadar uzanan bütünsel bir yapıdan oluşur.

Bu nedenle yeni bir marka oluştururken ya da mevcut bir markayı yenilerken yalnızca yeni bir logo tasarlamak çoğu zaman yeterli değildir.

Logo markanın tamamı değildir

Logo, markanın en kolay fark edilen unsurlarından biridir. Ancak müşterinin markayla karşılaştığı her nokta logo değildir.

Bir web sitesine girdiğinde gördüğü renkler, sosyal medyada karşısına çıkan görseller, kullandığı bir ürünün ambalajı, gönderilen bir teklif dosyası, kartvizit, e-posta imzası veya mağazada gördüğü tabela da markanın algısını oluşturur.

Logo her yerde aynı olabilir.

Ama diğer unsurlar birbiriyle uyuşmuyorsa ortaya tutarsız bir marka deneyimi çıkar.

Renklerin de bir dili vardır

Kurumsal renkler yalnızca tasarımı güzelleştirmek için seçilmez.

Bir markanın ciddi, güvenilir, enerjik, teknolojik, modern veya premium algılanmasında renklerin önemli bir rolü vardır. Bu nedenle renk seçiminde yalnızca “bu renk güzel” yaklaşımı yerine markanın hedef kitlesi ve konumu dikkate alınmalıdır.

Aynı şekilde seçilen renklerin web sitesinde, sosyal medyada, basılı materyallerde ve reklam çalışmalarında tutarlı biçimde kullanılması gerekir.

Tipografi görünmeyen ama güçlü bir unsurdur

Kullanılan yazı karakteri de markanın karakterini belirler.

Kurumsal bir finans şirketi ile yaratıcı bir tasarım markasının aynı tipografik dili kullanması beklenmez. Bir markanın başlıklarında kullandığı font ile metinlerde kullandığı fontun birbiriyle uyumlu olması, tasarımın profesyonel görünmesini sağlar.

Bu nedenle kurumsal kimlik oluştururken tipografi seçimi de en az logo kadar düşünülmesi gereken bir konudur.

Fotoğraf ve video dili de markanın kimliğidir

Marka kimliği yalnızca grafik tasarımdan oluşmaz.

Bugün sosyal medyada ve dijital platformlarda fotoğraf ve video, markanın müşterisiyle kurduğu en önemli iletişim araçlarından biri haline geldi.

Bir markanın ürünlerini sürekli aynı açıdan, farklı ışıklarda ve birbirinden kopuk şekilde göstermesi ile belirli bir görsel anlayış içerisinde fotoğraflaması aynı algıyı oluşturmaz.

Kullanılan ışık, kadraj, kamera açısı, renk düzenlemesi, video geçişleri ve hatta müzik seçimi bile markanın nasıl algılandığını etkileyebilir.

Sosyal medya ile web sitesi birbirinden kopuk olmamalı

Bir markanın Instagram hesabı premium görünürken web sitesi eski ve dağınık görünüyorsa müşteri bu farkı mutlaka hisseder.

Aynı şekilde sosyal medyada kullanılan renkler, web sitesinde kullanılan renklerle; reklam görselleri, kurumsal sunumlarla; fotoğraf dili ise marka kimliğiyle uyumlu olmalıdır.

Amaç her yerde birebir aynı tasarımı kullanmak değildir.

Amaç, farklı platformlarda karşılaşılsa bile müşterinin aynı markayla karşı karşıya olduğunu hissetmesini sağlamaktır.

Marka yenilemek sadece logoyu değiştirmek değildir

Mevcut markalarda sık gördüğümüz bir durum da budur.

Logo eskimiştir ve değiştirilir. Fakat web sitesi, sosyal medya, kataloglar, sunumlar ve diğer iletişim materyalleri eski kimlikle devam eder.

Bu durumda marka yenilenmiş görünmek yerine iki farklı kimlik arasında kalmış gibi görünebilir.

Sağlıklı bir yenileme sürecinde markanın bütün temas noktaları birlikte değerlendirilmelidir.

Kurumsal kimlik bir dosyadan ibaret değildir

Kurumsal kimlik çalışmasının sonunda ortaya çıkan logo dosyaları, renk kodları ve font listeleri elbette önemlidir.

Ancak asıl değer, bunların günlük iletişimde doğru kullanılabilmesindedir.

Bu nedenle iyi hazırlanmış bir kurumsal kimlik sistemi; tasarım ekibinin işini kolaylaştırmalı, farklı zamanlarda farklı kişiler tarafından hazırlanan içeriklerin bile aynı marka dilini korumasını sağlamalıdır.

AJANS 12’nin yaklaşımı

AJANS 12 olarak marka kimliğini yalnızca logo tasarımı olarak ele almıyoruz.

Markanın karakterini, hedef kitlesini ve iletişim biçimini değerlendirerek logo, renk, tipografi, görsel dil, fotoğraf ve video yaklaşımı, sosyal medya ve dijital platformlar arasında bütünlük oluşturmayı hedefliyoruz.

Yeni bir marka oluştururken sıfırdan bir sistem kuruyor, mevcut markalarda ise ihtiyaç duyulan noktalarda kimliği yeniden ele alıyoruz.

Çünkü güçlü bir marka yalnızca tanınan bir logoya değil, her temas noktasında kendini belli eden tutarlı bir kimliğe sahip olmalıdır.